Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın genel başkan yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Karatepe, ekonomik verileri ve bütçe raporunu detaylı şekilde inceledi. Bu rapor, gelirlerin artışındaki gerçek nedenleri ve bütçe açıklarındaki mevcut durumu ortaya koyarak, kamusal harcamaların ve politikaların ekonomi üzerindeki etkilerini anlamamıza yardımcı oluyor.
Birçok alanda büyüyen vergi harcamaları ve gelirlerdeki değişimler, ülkenin ekonomik politikalarını ciddi şekilde şekillendiriyor. Geleneksel vergi yapıları ve harcamaların yapısı, bu süreçte önemli rol oynuyor. İşte rapordan öne çıkan bazı aksiyon ve bulgular:
Vergi Gelirleri ve Harcamalar Üzerine Güncel Bulgular
Vergi gelirleri büyük oranda dolaylı vergilere dayanıyor. Toplam vergi gelirleri içinde, dolaysız vergilerin payı %38.3 seviyesinde kalırken, dolaylı vergiler %61.2 ile baskın durumda. Bu yapı, ekonomik dağılımın ve gelir adaletsizliğin derinleşmesine neden oluyor.
Vergi harcamaları ise, çeşitli yasal düzenlemeler ve muafiyetler nedeniyle beklenenden daha yüksek gerçekleşiyor. 2023 yılı bütçe öngörüsü 994.4 milyar TL iken, gerçekleşen tutar %70 artırılarak 1.7 trilyon TL’ye ulaşmış durumda. Bu durum, vergi gelirleriyle kıyaslandığında, vergi harcamalarının toplam gelirlerin yaklaşık yüzde 38’i seviyesine çıktığını gösteriyor.
Senaryolar ve Gözlemler
Devletin yaptığı vergi harcamalarının büyük bölümü, asgari ücrete sağlanan vergi muafiyeti ve kurumlar vergisi istisnaları ile bağlantılı. 2023 yılı itibarıyla, bu harcamalar toplam vergi gelirlerinin yaklaşık %21’ini oluşturuyor. Öte yandan, şirketlere sağlanan teşvikler ve vergi avantajları, toplam vergi harcamalarının önemli bir bölümünü teşkil ediyor.
Mevcut Büyüme ve Harcamaların Ekonomiye Yansıması
Türkiye’de vergi ve harcamalar astronomik boyutlara ulaşmış durumda. Bu nedenle, izlenen politikalar ve harcamalar, ekonomik istikrarı olumsuz etkiliyor. Ayrıca faiz ödemeleri, bütçenin önemli bir bölümünü oluşturuyor ve gelecek dönemde artış gösteriyor. 2026 yılında faiz ödemeleri toplam bütçe harcamalarının %14.5’ini teşkil edecek seviyeye ulaşmayı hedefliyor.
Kamusal Hizmetler ve Sosyal Güvenlik
Özellikle kamu personeline ayrılan paylarda önemli bir gerileme gözleniyor. 2016 yılında toplam bütçenin %29.7’sine denk gelen personel giderleri, 2023’te %22.9’a düştü. Aynı zamanda, eğitime ve tarımsal desteklere yapılan harcamalar da ciddi düşüşler göstererek, bütçe önceliklerinin değiştiğine işaret ediyor.
Özelleştirme ve Enerji Politikaları
Enerji sektöründe gerçekleşen özelleştirmeler, devletin üretim ve dağıtım üzerindeki kontrolünü azaltırken, özel sektör payını artırdı. 2012-2025 döneminde toplam enerji kapasitesinin önemli bölümü özelleştirildi. Bu gelişmeler, piyasa dinamiklerini ve enerji sektörünün yapısını önemli ölçüde etkiliyor.
Değerlendirme ve Gelecek Perspektifi
Gerçekleşen bütçe ve harcama trendleri, Türkiye’de ekonominin durgunlaştığını ve işsizliğin yüksek seviyelere ulaştığını gösteriyor. Enflasyonun kontrol altına alınamaması ve yoksulluğun derinleşmesi, ülkenin ekonomik ve toplumsal yapısı üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Neoliberal politikaların ise, bu durumu daha da ağırlaştırdığı öne sürülüyor. 2026 bütçesinin, mevcut ekonomik çıkmazı çözmek yerine, kemer sıkma ve özelleştirme politikalarını sürdürüyor olması, gelecek için endişeleri artırıyor.
