Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ABD’nin İhvan Terör Listesi ve Ortaklık Dinamikleri

ABD’nin İhvan terör listesi ve ortaklık dinamiklerini analiz eden kapsamlı içerik. Güncel bilgiler ve detaylar için hemen okuyun.

ABD'nin İhvan terör listesi

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Müslüman Kardeşler örgütünü “yabancı terör örgütü” olarak sınıflandırmasıyla birlikte, bu adımın bölgedeki ve uluslararası arenadaki etkileri üzerinde yoğun tartışmalar başladı. Beyaz Saray açıklamasına göre, alınan karar özellikle Lübnan, Mısır ve Ürdün’deki örgütün şubelerini hedef almayı amaçlıyor. Bu gelişme, Orta Doğu ve Avrupa ülkelerinde İhvan üyelerinin siyasi ve hukuki baskılarla karşı karşıya kalma olasılığını güçlendiriyor.

Mısır’da 2013 askeri darbesinin ardından, örgütün üst düzey kadrolarının Türkiye’ye göç ettiği ve İstanbul’da medya ağı kurarak propaganda faaliyetlerine devam ettiği biliniyor. Ancak, Türkiye ile Mısır arasındaki normalleşme çabaları çerçevesinde Ankara’nın bu faaliyetleri sınırlandırdığı da doğrulanmış durumda. Bu noktada, “TERÖRLE BAĞI RESMEN TESCİLLENDİ” ifadesiyle örgütün prestiji ve uluslararası mevzisi güçlenmiş oldu.

Kararın Yansımaları ve Uzman Görüşleri

Mısır Devlet Güvenlik Soruşturma Servisi’nin eski başkanı Korgeneral Hasan Abdülrahman, Al Arabiya’ya yaptığı açıklamada, Trump’ın kararını şu sözlerle değerlendirdi: İhvan, bölge istikrarını ve güvenliğini tehdit eden faaliyetleriyle, Amerika tarafından resmen tanındı ve onaylandı. Örgütün şiddet içeren faaliyetleri ve terör bağlantıları, bu kararla daha görünür hale geldi.

Kararın Yansımaları ve Uzman Görüşleri

Sözlerine devam eden Abdülrahman, böyle bir sınıflandırmanın kaçak üyelerin yakalanmasını hemen mümkün kılmayacağını, esas etkilisinin ise örgütün faaliyet gösterdiği ülkelerde görüleceğini belirtti. Ayrıca, İhvan üyelerini barındıran devletleri bu kararın, politikalarını gözden geçirmeye ve sınır dışı etmeye zorlayacağını öne sürdü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, Mısır’da ölen Müslüman Kardeşler üyesi Muhammed Mursi için Fatih Camii’nde gerçekleştirilen gıyabi cenaze töreninde, Trump’ın kararını eleştirdi. Bu gelişmeler ışığında, ABD’nin kararını ve etkilerini yakından izlemeye devam ediyoruz.

Türkiye ve Küresel Tepkiler

ABD Başkanı Donald Trump, 25 Kasım’da yaptığı açıklamada, Müslüman Kardeşler’i “yabancı terör örgütü” statüsüne alacaklarını ve bunun en sert şekilde uygulamaya konulacağını duyurdu. Aynı zamanda, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hazine Bakanı Scott Bessent, Adalet Bakanı Pam Bondi ve Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard’ın, 30 gün içinde kararın detaylarını içeren rapor hazırlaması bekleniyor.

Türkiye ve Küresel Tepkiler

Bu adım, örgüte yönelik maddi, lojistik ve siyasi destekleri suç kategorisine ekleyerek, ekonomik yaptırımların devreye alınmasına ve üyelerin ABD’ye girişlerinin yasaklanmasına zemin hazırlıyor.

Müslüman Kardeşler’in Türkiye’deki Varlığı ve Etkisi

27 Kasım’da Al Arabiya’da yayımlanan rapora göre, Washington’un kararı sonrası örgütün İstanbul merkezli Mahmud Hüseyin grubu, bu duruma tepki gösterdi. Grubun açıklamasında, alınan kararın, “sıradan bir terörle mücadele hamlesi değil, ABD’nin hukuku zorla dayatma stratejisinin parçası” olduğu vurgulandı. Ayrıca, Mısır’daki 2013 darbesinin ardından, örgütün üst düzey kadrolarının Türkiye’ye göç ettiği ve İstanbul’da Mekameleen, El-Sharq ve Watan gibi medya kuruluşları aracılığıyla faaliyetlerini sürdürdüğü biliniyor. Ancak, normalleşme süreciyle birlikte bu medya organlarının faaliyetleri 2021’den sonra büyük ölçüde azalmış ve bazı isimlere medya kısıtlamaları getirilmişti.

Bunların sonucunda, örgütün Türkiye’deki propaganda altyapısı önemli ölçüde zayıfladı; finans ve bölgesel hareket alanı da azalmaya başladı. Örgütün ilk organize yapısı 1969 yılında İstanbul’da Uluslararası İslami Öğrenci Teşkilatları Federasyonu (IIFSO) olarak kuruldu ve halen İstanbul merkezlidir.

Müslüman Kardeşler’in Türkiye’deki Varlığı ve Etkisi

Aktif Siyasi İlişkiler ve Dönemsel Gelişmeler

Türkiye’de ilk siyasi angajmanlar, Necmettin Erbakan’ın önderliğinde 1990’larda başladı. Erbakan, uluslararası Müslüman Kardeşler kadrolarıyla yakın temasta bulundu ve bölgesel toplantıları öncülük etti. Recep Tayyip Erdoğan ise, Erbakan’ın yanında yer alarak, örgütün uluslararası görüşmelerinde ve etkinliklerinde aktif rol aldı. Kamal el-Halbavi ile yapılan görüşmeler de, Türkiye-İhvan ilişkilerinin sürekliliği açısından önemli dönüm noktalarındandır.

AKP iktidarının 2002 sonrası döneminde de bu ilişkiler devam etti. 2013’de Mısır’da yaşanan askeri darbenin ardından Türkiye, örgüte siyasi ve medya alanında destek verdi. 1.500’den fazla Mısırlı İhvân üyesine sığınma imkânı sağlandı, örgüt artık Suriye menşeili kadrolarla güç kazandı. Ayrıca, Türkiye’nin politika tutumu, Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile olan ilişkileri etkiledi; Katar krizi gibi önemli bölgesel meselelerde Ankara ve Doha arasındaki uyum güçlendi.

2017’de Erdoğan, örgütü savunurken, Müslüman Kardeşler’in silahlı olmayan bir ideolojik hareket olduğunu ve Türkiye’de barınmasının terör bağlantısı olmadığı sürece mümkün olacağını ifade etti. Türkiye’de birçok konferans düzenlenmiş ve örgütün bölgedeki faaliyetleri sürdürülmüştü, ancak zamanla üyelerin sınır dışı edilmesi ve medya operasyonlarıyla etkinlikler sınırlandırıldı.

ABD ve Türkiye Arasındaki Gerilim ve İhvân Krizi

2019’da, Washington’ın Müslüman Kardeşler’i terör listesine alma olasılığı gündeme geldiğinde, AKP Sözcüsü Ömer Çelik, bu kararı şöyle eleştirdi: “Bu, IŞİD gibi radikal yapıları cesaretlendirebilir ve bölgedeki demokratikleşme süreçlerini zayıflatabilir”. Bu gelişmeler, hem bölgesel siyasi dengelerde hem de ikili ilişkilerde yeni bir çatlağın oluşmasına neden oldu, çünkü Türkiye ve ABD arasındaki ittifak ve görüş ayrılıkları, bölgesel güç dengelerini etkiliyor.