Bir vakitler dünyanın en büyük ikinci tuz gölü olan Urmiye Gölü, bugün büyük ölçüde kurumuş durumda. Gölün güneyinde artık sadece tuzla kaplı bataklıklar ve çorak düzlükler bulunuyor.
KURAKLIK, GÜÇ KRİZİ VE KAVURUCU SICAKLAR
Ülke, tarihi bir kuraklık, ağır güç sorunları ve 40 derecenin üzerine çıkan kavurucu sıcaklarla boğuşuyor. Tahran’da kamu kurumları ve okullar, elektrik tasarrufu için makul günlerde kapatılıyor. Klima kullanamayan halk ise bunaltıcı sıcaklara karşı çaresiz.
Artan hoşnutsuzluk, protestoları beraberinde getiriyor. Çevresel çöküş ve altyapıdaki yetersizlikler toplumsal öfkenin kaynağına dönüşmüş durumda.
URMİYE’NİN ÇÖKÜŞÜ
Avrupa Uzay Ajansı’nın Sentinel-2 uydularından alınan 2020–2025 yılları ortasındaki imajlar, gölün her geçen yıl nasıl küçüldüğünü gözler önüne seriyor.
Bir vakitler canlı bir ekosistemi ve turizmi besleyen göl, bugün yanlış idare, çok kullanım ve kuraklığın tesirlerinin acı bir hatırlatıcısı olarak çorak bir görüntüye dönüşmüş durumda.
TAHRAN’DA GÜNLÜK HAYAT FELÇ
Başkentte elektrik kesintileri nedeniyle hastanelerde tedaviler aksıyor, hekimler karanlık odalarda kanser hastalarını elle serinletmeye çalışıyor.
Kriz, bölgedeki savaş ortamında daha da ağırlaşıyor. Haziran ayında İsrail ve ABD, İran’ın nükleer tesislerini amaç alan hava akınları düzenledi.
NETANYAHU’DAN REAKSİYON ÇEKEN VAAT
Bu atmosferde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran halkına seslenerek hükümete karşı ayaklanma daveti yaptı. Netanyahu, rejim devrilirse İsrailli teknisyenlerin İran’ın elektrik ve su altyapısını onaracağını vaat etti.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise bu çağrıyı “seraptan ibaret” diyerek reddetti.