Parti temsilcileri ve vatandaşların katıldığı ‘Demokratik Toplum ve Barış Buluşması’, Partisince Çanakkale Belediyesi Nikah Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinlikte DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, önemli değerlendirmelerde bulundu ve gündemdeki güncel konulara değindi.

Hatimoğulları, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya sert tepki göstererek, “Celladına aşık olmak veya Stockholm sendromu benzetmesi bizim için hiç uygun değildir. Bizler tarih boyunca baskı ve zorbalığa karşı direnmiş, devrimci ve yurtsever bir geleneğin temsilcileriyiz. Celladını çok iyi tanırız ve halkın özgürlük mücadelesini engellemeye çalışan psikolojik oyunlara aldırmayız. Her zaman olduğu gibi, kendi tarihimizden aldığımız güçle, baskılara karşı durmaya devam edeceğiz.”

Özel’in kullandığı ‘Stockholm sendromu’ ifadesine karşılık olarak, Hatimoğulları şu açıklamayı yaptı: “Bunlar, akıl dışı ve uzak durulması gereken açıklamalardır. Bizler, halkın iradesini temsil eden, barış ve özgürlük yolunda kararlı duran bir hareketiz. Bu nedenle, bu tarz benzetmeler bizim tarihimizde yeri olmayan, sadece polemik yaratmaya çalışan sözlerdir.”
Hizmet ve politika süreçleriyle ilgili de görüşlerini aktaran Hatimoğulları, şunları söyledi: “AKP ve MHP’nin hükûmette olması, bizlerin görüşmeler yapmasına engel değildir. Bu süreçte ortaya çıkan birliktelik, herhangi bir seçim ittifakının habercisi değil. Temel amacımız, çok daha büyük anlamlar taşıyan barış ve adaletin sağlanmasıdır. Bu nedenle, farklı görüşler ve siyasi söylemlerle ortaya çıkan tartışmalara gereksiz yere boyun eğmiyoruz. Toplumun ortak geleceği ve barış mücadelesi, bizim en öncelikli gündemimizdir.”
Hatimoğulları’nın, CHP lideri Özgür Özel’in geçen hafta yaptığı açıklama sonrasında ortaya çıkan gerginlik ve polemiğe yönelik dikkat çekici yorumları, dikkat çekicidir. Özel, CHP’nin 39. Olağan Kurultayı’nda yaptığı konuşmada, özellikle DEM Parti’yi hedef alarak “Dünyanın ve Türkiye’nin tarihinde görülen en ciddi ‘Stockholm Sendromu’ örneği, kendini gizleme ve gösterme çabasıdır.” ifadelerini kullanmıştı. Ayrıca, halkın “kurtuluş” umudunu vurgulayan sözleriyle, farklı siyasi kesimlere birlik ve beraberlik çağrısı yapmıştı.
