Emine Erdoğan, özellikle sürdürülebilir gelecek ve adil bir dünya vizyonu çerçevesinde, dünyanın gıda ve su israfına karşı mücadeleye odaklanan önemli bir panelde konuşma yaptı. İstanbul Beşiktaş’ta düzenlenen ve Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle gerçekleşen etkinlikte, katılımcılar gıda tasarrufu ve kaynak etkinliği gibi temel konuları ele aldı.
Erdoğan, insanların bilinçli ve sorumlu davranmasının küresel sorunların çözümünde belirleyici olacağını vurguladı ve şöyle devam etti: “Hep birlikte hareket ettiğimizde, değişimin ve iyileşmenin yolu açılamaz. Çünkü, sadece geleneksel alışkanlıklarımızı değil, yaşam biçimimizi de dönüştürme zamanı geldi.”
Gıda İsrafının Çocuklar ve Doğa Üzerindeki Etkileri
Emine Erdoğan, dünya genelinde yılda 1,3 milyar ton gıdanın atıldığını belirterek, bu durumun ciddi insani ve ekolojik sonuçlara yol açtığını söyledi. “Çocuklarımız, en temel gereksinimlerine ulaşamadan yaşam mücadelesi veriyor ve yüzlerce milyon çocuk, yeterli beslenme imkanından mahrum kalıyor. Bu, hem vicdanlarımızı yaralayan hem de insanlık adına büyük bir problem.”
Sistemsel Sorun ve Çözüm Yolları
Erdoğan, gıda israfının sadece bireysel değil, sistemsel bir sorun olduğunu vurgulayarak, atıkların kaynağında önlenmesi gerektiğine dikkat çekti. “Henüz raf ömrü dolmamış ürünlerin çöpe gitmesi ve estetiksel kriterlere takılan gıda, bu sorunun çok yönlü ve çok taraflı çözüm arayışlarını gerektirdiğini gösteriyor.”
Gıda israfının yanında, suyun ve enerjinin de israf edildiğine değinen Erdoğan, özellikle evlerde yapılan israf oranının %60 civarında olduğunu ve kaynakların bilinçsiz kullanımıyla yaşam alanlarımızın nasıl boşa harcandığını anlattı. Sudan, enerjiye, insan emeğinden doğal kaynaklara kadar her şeyin boşa gittiğine dikkat çekti.
Farkındalık ve Toplumsal Dönüşüm
Toplumun davranışlarını değiştirmek ve alışkanlıkları dönüştürmek için sürdürülebilir ve kalıcı çözümler gerektiğini söyleyen Erdoğan, Sıfır Atık uygulamalarının esas amacı olduğunu ifade etti.
“Her birimizin sofradan atılan kırıntılarla ilgili sorumluluk alması, yüzlerce litre suyun, binlerce kalori enerjinin ve emeğin boşa gitmesinin önüne geçebilir.” biçiminde sözlerini tamamladı. Ayrıca, geleneksel mutfak kültürümüzün atıksızlığı ve saygıyı temel alan yapısının dünyaya örnek teşkil ettiğine de vurgu yaptı.
Küresel İş Birliği ve Geleceğe Yönelik Hamleler
Türk mutfağının doğa dostu özellikleri ve geleneksel değerleri üzerinden sıfır atık hareketine yaptığı katkıların altını çizen Erdoğan, 2017’den beri yürüttükleri çalışmalar ve projeleri ile uluslararası platformlarda öncü olmaya devam ettiklerini belirtti.
Uluslararası anlamda en iyi uygulamaları paylaşmayı sürdüren Türkiye, özellikle ‘Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık’ kampanyası gibi girişimlerle farkındalık yaratmaya devam ediyor ve bütünüyle iklim ve kaynak odaklı sürdürülebilir çözümleri teşvik ediyor.
Erdoğan, “Dünyanın farklı noktalarındaki birçok ilham verici sıfır atık örneği” olduğunu ve bu örneklerin sayısını artırmak ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmek gerektiğine vurgu yaptı. Ayrıca, 2026’da gerçekleşecek COP31 Konferansı’nın Türkiye ev sahipliğinde düzenleneceğini ve küresel dayanışmanın güçlendirilmesinde önemli bir adım olacağını sözlerine ekledi.
Etkinlik sonunda, katılımcılarla birlikte hatıra fotoğrafı çektirilerek, kutlamalar tamamlandı.
