Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’de yaşanan insanlık dramını dünyaya gözler önüne serdi. AA muhabirlerinin çektikleri çarpıcı fotoğraflar eşliğinde, Filistin halkının çektiği acılara dikkat çekti.
Yıllardır süregelen adaletsizlik ve şiddeti gündeme taşıyan Erdoğan, özellikle Gazze’deki sivillerin dayanılmaz koşullar altında yaşadığını vurguladı. Bu olayların sadece savaş değil, aynı zamanda bir insanlık suçuna dönüştüğünü açıkça dile getirdi.
Gazze’deki İnsanlık Dramını Görüntüleyen Fotoğraflar ve Erdoğan’ın Vurguları
Erdoğan, sözlerine, 22 Temmuz 2025’te Ali Jadallah tarafından çekilen ve “Gazze’de açlıkla mücadele eden Filistinlilere, yemek dağıtıldı” başlığını taşıyan fotoğrafı göstererek başladı. Bu kare, yaşanan alçaklığı ve felaketin boyutunu gözler önüne seriyor.
“Dünyanın vicdanını sarmış bu manzara karşısında, herkesin, elini vicdanına koyması gerekiyor. 23 aydır devam eden bu insani trajedi, gerçekten de insanlık tarihinin utanç sayfalarına geçecek nitelikte.” dedi.
Açlık ve Yıkımın Fotoğraflarıyla Yürekleri Sarsan Gerçekler
Erdoğan, ikinci olarak, 26 Temmuz 2025’te Abdallah F.s. Alattar tarafından çekilen ve “Gazze’de açlık ve yetersiz beslenme can almaya devam ediyor” başlıklı görüntüye değindi. Bu karede, çocukların el ve ayaklarının ampute edilmesini gözler önüne seren acı gerçekler yer alıyor.
“Dünyanın dört bir yanındaki ebeveynler için, küçük bir yara ya da diken, bile yürekleri sızlatırken, Gazze’deki çocuklar, kollardan ve ayaklardan yoksun bırakılıyor. Bu durum, insanlığa karşı büyük bir utanç ve tarihimizin en karanlık sayfalarıdır.” şeklinde ifade etti.
Gazze’de Yıkım ve Suçların Görüntüsü
Son olarak, 31 Mayıs 2024 tarihli ve Dawoud Abo Alkas tarafından çekilen, “İsrail askerleri, Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliya’da ağır yıkım bırakarak çekildi” başlıklı fotoğrafı gösterdi. Ardından, şu sorguyu yöneltti:
“Elimdeki bu görüntü, güvenlik endişesiyle nasıl açıklanabilir? Bu, canlıya düşmanlık, hayata düşmanlık değil midir?”
“Gazze’de gerçek bir savaş değil, iki taraf arasında bir çatışma değil, tam anlamıyla bir işgal, sürgün ve soykırım kampanyasıdır. Bir yanda, en modern ve ölümcül silahlara sahip düzenli askerler; diğer yanda masum siviller ve çocuklar bulunmaktadır. Bu, sürdürülebilir bir mücadele değil, bilinçli bir toplu kıyım politikasıdır.”
