Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Filistinli Çiftçilerin İşgal ve Yerleşimci Baskısına Dayanışması

Filistinli çiftçiler, işgal ve yerleşimci baskısına karşı dayanışma göstererek haklarını savunuyor ve direnişlerine güç katıyor. Detaylar için buraya tıklayın.

Filistinli çiftçiler, işgal ve

Batı Şeria’nın El Halil kentinde yaşayan Filistinliler, günlük yaşamlarının büyük bir bölümünü, İsrail işgali ve yerleşimcilerin sistematik saldırılarına karşı kendi güvenliklerini sağlamak ve hayatta kalmak amacıyla, evlerinin ve sokaklarının üzerine çekilmiş tel örgü ve demir kafesler altında geçirmektedir. İşgal altındaki bölgede, özellikle Eski Şehir yakınlarındaki Filistinlilere ait alanlarda, Yahudi yerleşimcilerin yoğun varlığı dikkat çekiyor.

İsrailli yerleşimciler, Filistin halkının yaşam alanlarına taş, çöp ve cam şişeler atarak, taciz ve baskılarını sürdürüyorlar. Bu saldırılar, sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik şiddet biçiminde de devam ediyor. Yeni yerleşim birimleri kuran İsrail hükümeti, bölgeyi tamamen kendi kontrolüne alarak, bölgedeki Filistinli toplulukların yaşamını ciddi şekilde etkiliyor.

Eski Şehirde Filistinli Esnafın Günlük Mücadelesi

Eski Şehirde bir dükkan işleten ve 61 yaşında olan Hişam Merka, yaşadıkları durumu şöyle anlatıyor: “Bu dükkanlar, bir zamanlar Filistinliler için en önemli sebze ve meyve piyasalarının bulunduğu alanlardı. Ancak, İsrailli güçler tüm bölgeyi ele geçirerek yeni bir yerleşim alanına dönüştürdü.” Merka, sözlerine devam ederek, bu yeni yerleşim biriminin adının “İbrahim Babamız” anlamına gelen Abraham Avinu olduğunu belirtiyor.

“Sanki ‘Biz burada sizi değil, sadece yerleşimcileri korumak için varız’ diyorlar,” diye ekliyor Merka. Dükkanın karşısında bulunan bir binada yaşayan yerleşimcilerin, Filistinlilerin ve esnafın üzerine sürekli çöp attığını ve çeşitli saldırılar düzenlediğini dile getiriyor. “Bu binanın üzerine yeni bir kat eklendi, üzerinde sürekli çöp ve pislikler bırakılıyor. Bazen pis su dahi döküyorlar. Bu saldırılar askerlerin yüzleri önünde gerçekleşiyor,” diye anlatıyor Merka. Bina tepesinde bir asker tarafından sürekli gözlemlendiğini de ekliyor.

İki Farklı Hukuk ve Ayrımcılık

Yerleşimcilerin ve Filistinlilerin farklı hukuki statülerde yaşadığına dikkat çeken Merka, “Bir sokakta iki farklı hukuk var,” diyerek, bölgedeki adaletsizliği özetliyor. “Filistinliler askeri kanunların, yerleşimciler ise sivil kanunların altında. Bu durum, tamamen ırkçı bir ayrımcılık örneği,” diyor. Çoğu Filistinli esnaf, bu nedenle ekonomik açıdan zor günler geçirerek bölgeyi terk ediyor olsa da; Merka, kendisinin ve ailesinin bölgeye bağlı olduğunu ve miras olarak orada yaşadığını belirtiyor.

“Benim için burası sadece bir dükkan değil, bir aile yadigârı. Dedemden kalma, babamdan devraldım ve şimdi de ben buradayım. Burayı terk etmeyi düşünmüyorum, yaşadığım sürece burada kalıp korumaya devam edeceğim,” diyerek sözlerini tamamlıyor. Bu güçlü duruşuyla, bölgedeki zorluklara rağmen ayakta kalmayı sürdürüyor.