TBMM Anayasa ve Adalet komisyonları üyelerinden oluşan Karma Komisyon, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nda boş kalan 1 üyelik pozisyonu için uygun adayları belirledi. Toplantı sırasında, komisyon üyeleri, başvurular arasından seçim yapmak üzere değerlendirmelerde bulundu. Bu süreçte, yeni adayların uygunluk şartlarını karşılayıp karşılamadıkları üzerinde duruldu ve toplam 31 aday arasından üçü öne çıktı.
Komisyon üyeleri, yapılan detaylı incelemeler neticesinde, başvuruların yasal ve niteliksel gereklilikleri karşıladığını teyit etti. Özellikle, avukatlık süresi ve diğer mesleki şartlar bakımından yeni adayların uygun oldukları kararlaştırıldı. Ayrıca, başvurusu kabul edilmeyen adaylar hakkında bilgi verildi ve bu adayların başvurularını uygun bulmayan kriterler de açıklandı.
Oylama Süreci ve Anayasa’ya Uygunluk Tartışmaları
Toplantı sonunda, hazırlanan rapor üzerinde oy kullanıldı ve rapor, oybirliğiyle kabul edildi. Ancak, seçim usulü konusunda parlamentoda önemli görüş ayrılıkları yaşandı. CHP milletvekili Bülent Tezcan, adayların ayrı ayrı oylanması gerektiğini, böylece Anayasa’nın 159. maddesine tam uygunluk sağlanabileceğini savundu. Bu öneri, ilgili kanun ve anayasa maddeleriyle uyumlu olduğunu vurguladı.
Diğer yandan, İdris Şahin gibi bazı milletvekilleri, önceki seçimlerde uygulanan yöntemin doğru olduğunu, ancak anayasaya uygun şekilde yapılması gerektiğine dikkat çekti. Şahin, özellikle kura çekimi ve çoğunluk sağlama prosedürlerinin, hukuka uygun ve şeffaf olması için gerekli olduğunu ifade etti.
Komisyonun Karşılaştığı Direniş ve Sonuçlar
Seçimlerde, ilk iki aday, milletvekillerinin çoğunluk oylarıyla belirlendi. Ancak, üçüncü adayın seçiminde, AK Parti’nin kura yöntemi talep etmesiyle CHP milletvekilleri, toplantıyı terk ederek protesto etti. Bu gelişmeler sonrası, komisyonda yeni üyeler belirlenmiş oldu ve Genel Kurul, bu üç aday arasından 1 kişiyi HSK üyeliği için seçecek.
Seçilen bu üye, önümüzdeki 4 yıl boyunca kuruma hizmet edecek. Sürecin şeffaf ve hukuka uygun bir biçimde tamamlanması, TBMM’nin yargı organlarıyla ilgili kararlılığını ve hukukun üstünlüğüne verdiği önemi gösteriyor.
