Japonya’da yaşayan ve sosyal medya üzerinden tanınan girişimci Ikuto Hongu, Müslüman dostlarının seyahat sırasında yanlarında hazır yemek taşımak zorunda kalmalarını gözlemlediğinde, bu duruma karşı bir farkındalık geliştirdi. Seyahat eden Müslümanların karşılaştığı kısıtlamaları ve sınırlı menü seçeneklerini fark ederek, helal endüstrisine yeni bir adım attı ve bu alanda çalışmalar yapmaya başladı.
Hongu, özellikle Instagram’da 1,4 milyon takipçi sayısına ulaşan hesapları üzerinden, “Japonya’dan başlayarak Müslüman dostu bir dünya için” vizyonuyla hareket ediyor. Geliştirdiği “Muslim Travel Guide” ve “Halal Navi” uygulamaları, Japonya’da helal yiyecek, uygun seyahat imkanları ve Müslüman ziyaretçiler için güvenli yaşam alternatifleri hakkında geniş kapsamlı bilgiler sunuyor. Ayrıca, yerel şirketlere danışmanlık hizmetleri vererek, helal farkındalığını artırmayı ve Müslüman turistlerin Japonya’ya rahatça seyahat edebilmesine öncülük ediyor.
Helal Endüstrisine İlham Kaynağı
İstanbul’da düzenlenen 11. Dünya Helal Zirvesi ve Helal Expo Uluslararası Ticaret Fuarı’na katılan Hongu, özgün girişim hikayesini AA muhabirine anlattı. Öğrenmiş olduğu en önemli noktalar arasında, Müslüman dostlarının Japonya’ya geldiğinde valizlerine hazır yemekler koymak zorunda kalmaları ve sürekli aynı restoranlarda sınırlı seçenekler ile yetinmeleri olduğunu paylaştı. Bu durumun sadece yemek meselesi olmadığını, aslında bir ülkenin misafirperverlik anlayışının da göstergesi olduğunu belirtti.
Hongu, bu gözlemlerinin ardından yaklaşık üç yıl önce Malezya’da yaşamaya başladı ve burada çeşitli Müslüman arkadaşlar edindi. Bir gün, bir arkadaşının evine davet edildiğinde, Japonya’da helal gıda bulmakta zorluk çektiklerini ve yanlarında güvenilir hazır yemekler taşıdıklarını anlatmaları üzerine büyük bir farkındalık yaşadı. Kendisi de seyahat etmeyi sevdiği için, bu sorunların çözümüne katkıda bulunmak istedi ve böylece helal sektörüne giriş yaptı.
Helal Kavramını Anlama ve Yaygınlaştırma
İslam’ı ve helal kavramını daha iyi kavradıkça, onun sadece dini bir gereklilik olmadığını, aynı zamanda temizlik, sağlık ve saygı değerlerini de kapsadığını fark etti. Bu süreçte, Japonya’da helal gıdanın yaygın olmadığını gördü ve helallerin sadece Müslümanlar için değil, herkes için önemli olduğunun altını çizdi. Helal kavramını anlatırken, özellikle yerel işletmelerin bu konuda nasıl adımlar atabileceğine odaklanıyor; çapraz bulaşmayı önlemek, hayvansal katkılardan kaçınmak gibi pratik yöntemleri paylaşıyor.
Helal Yemek ve Japon Restoranlarındaki Algı
Hongu, Japonların genellikle helali “dini yemek” olarak gördüklerini, ancak zamanla bu ön yargının kırılmaya başladığını belirtiyor. Bazı işletme sahipleri, bu konuya oldukça ilgi gösteriyor ve daha fazla yabancı turist çekmek istiyor. Ona göre, Japonya’daki turizm sektörü büyümeye devam ederken, helal kavramına olan ilgi de artıyor, hatta yerel halk bu konuda farklı yaklaşımlar benimsemeye başlıyor. Hongu, işletmelere helali sadece dini bir gereklilik olarak değil, aynı zamanda temiz ve güvenilir bir yemek servisi olarak anlatmanın önemine vurgu yapıyor.
Helal gıdanın, ekonomik açıdan büyük bir değer kazandığını ve bu alandaki fırsatların fark edilmekte olduğunu anlatan Hongu, özellikle Japonya, Malezya, Endonezya ve Singapur gibi bölgelerin bu pazarın önemli merkezleri olduğunu belirtiyor. Müslüman turistlerin Japonya’da en çok tercih ettiği yemeklerin başında “helal wagyu” geliyor. Bu özel et türü, İslami usullere uygun kesim edilerek hazırlandığında, Japonya’da büyük ilgi görüyor ve öne çıkıyor.
Son olarak, Hongu, helal wagyu’nun, Japonya’daki Müslümanlar ve turistler tarafından oldukça beğenildiğini ve doğru kesim ve hazırlık yöntemleriyle helal hale getirildiğinde, bu ürünlerin Japon mutfağında önemli bir yer edindiğini söylüyor. Bu girişimler sayesinde, Japonya’nın helal endüstrisinde güçlü bir konuma gelmeye başladığını vurguluyor.
