Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mali’de Wagner Paralı Askerlerinin Şok Edici İşkence Gerçekleri

Mali’de Wagner paralı askerlerinin şok edici işkence gerçeklerini öğrenin. Gerçekler ve detaylar burada, güvenlik ve insani konulara ışık tutuyor.

Mali'de Wagner paralı askerlerinin

Bir esnaf, BBC’ye yaptığı açıklamalarda, Mali’de cihatçılarla savaşan Rus paralı askerlerin, özellikle gözleri önünde nasıl soğukkanlılıkla iki kişiyi infaz ettiğini ve kendisinin de parmaklarının kesilmesiyle tehdit edildiğini anlatıyor. Bu anlatımlar, medya ve insan hakları örgütleri tarafından gün yüzüne çıkan benzer ifadelerin sadece bir örneği. Rus askerlerin Batı Afrika’da uyguladıkları bu acımasız taktikler, bölgede büyük yankı uyandırıyor.

2021 yılında askeri bir darbe ile iktidarını pekiştiren Mali’de cunta yönetimi, Fransız askerlerinin başarısızlığı nedeniyle ülkeyi terk etmeye zorlandıktan sonra, Kremlin bağlantılı Wagner paralı askerlerinin yardımına başvurmuştu. Wagner kısa süre içinde ülkeyi terk etti fakat onun yerine Afrika Savunma Bakanlığı’na bağlı ayrı bir Afrika Kolordusu devreye girdi. Bu güç, bölgede faaliyete geçtiği dönemde, insan hakları örgütleri, çeşitli vahşet videoları ve fotoğraflarını içeren Telegram gruplarını kullanarak iletişim kurdu.

Wagner Savaşçılarının İşledikleri İçerikler

Yayımlanan raporlara göre, Wagner’e bağlı paralı askerler, yönettikleri Telegram grubunda düzenli olarak aşağıdaki suçları paylaştılar:

  • İnsanlara yönelik cinayet ve işkence
  • Tecavüz ve yamyamlık
  • Cesetlere yönelik tahribat ve vahşet görüntüleri

Örgüt, bunların yanı sıra 322 video ve 647 fotoğraf içeren içerik paylaştı. Bu içeriklerde özellikle ırkçılıkla beslenen, insanlık dışı uygulamalar ve vahşet kayıtları öne çıktı.

Bir Mülteci Anlatısı: Ahmed’in Hikayesi

Güvenlik sebebiyle isimleri değiştirilmiş olan bir mültecinin anlatımıyla, Malili bir esnaf olan Ahmed’in, Wagner savaşçılarının 2024 Ağustos ayındaki büyük operasyon sonrası yaşadıkları gözler önüne seriliyor. Ahmed, saldırıda kendisinin ve birkaç personelin gözaltına alındığını, ellerinin plastik kelepçe ile bağlandığını ve sorgu sırasında parmaklarının kesildiğini aktarıyor. Wagner askerlerinin kendisine sordukları ilk soru, dükkan sahibi olup olmadığını, ikinci soru ise büyük şehir Bamako’da olduğu yönündeydi. Sorgulama ve işkence sürecinin ardından, kendisinin aç bırakıldığı ve susuz bırakıldığı birkaç saat boyunca, birkaç yabancıyla birlikte tutuldular.

Ahmed, o süreçte yaşadıklarını şöyle anlatıyor: Hangara götürüldü ve burada suyla doldurulmuş tanklar ve çıkarılan kıyafetlerle sürekli suya daldırılarak boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. İşkence ve sorgular, üç kez tekrarlanmış ve her seferinde aynı yanıtı verdiğini söylüyor: Bamako. Bu aşamada küçük bir tuvalete atılan Ahmed, orada Hüseyin isimli bir arkadaşını ve diğerleriyle birlikte, yaklaşık 40 dakika boyunca işkence gördü. Eşyaların ve insan bedenlerinin kokusu çok korkutucu olan bu süreçte, su ve ekmekle ihtiyaç giderildi, ardından tekrar hangara götürüldü ve yüzleri gibi belli bölgeler bandajlanmış halde tutuldu.

İşkence sürecinin sonunda, yaralı ve korku içindeki Ahmed, bodyguard hevesleriyle kaçmayı başardı. Çevresindeki Tuareg ve Arap göçebeleriyle birlikte, bölgedeki cihatçı gruplar ve şüphelileri içeren komployardan kaçmak zorunda kaldılar. Bu göçebe topluluklar, özellikle 10 yıl öncesine kadar bölgedeki ayrılıkçı hareketlerin ve cihatçı birliklerin kontrolü altındaydı. Şu an El Kaide bağlantılı JNIM örgütlerinin kontrolü altında faaliyet gösteriyorlar.

Güvenlik ve İnsan Hakları Durumu

Yaşadıkları dehşet karşısında, Ahmed ve arkadaşlarının sonunu büyük ölçüde Wagner komutanına ulaşıp, Mali ordusundan bir yetkilinin dükkan sahibiyle ilgili güvence vermesi sağladı. Bu güvenceyle serbest bırakılan Ahmed, yaklaşık 15 gün sonra ailesiyle birlikte Moritanya’ya geçiş yaptı. Uluslararası raporlar ve uzmanlar, Wagner’in yalnızca şiddet ve insan hakları ihlalleriyle değil, aynı zamanda ülkede kaos ve korku ortamı oluşturmakla da suçlandığını belirtiyor. Wagner’in bu faaliyetlerini tersine çevirmek için bölgedeki güçler, Afrika Kolordusu’nu kurdu ve insan hakları ihlalleri araştırılmaya başlandı.

Ancak, birçok bölgede sivil ölümler ve işkence vakalarının rapor edilmesi, güvenlik önlemlerinin ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor. Moritanya’da mülteci kamplarına sığınmış çok sayıda masum, ailesini ve evini terk etmek zorunda kaldılar. İnsan hakları örgütleri ve yerel halk, uluslararası toplumdan acil müdahale bekliyor. Genel olarak, bölgedeki şiddet ve insan hakları ihlallerinin boyutları, uluslararası basında ve araştırma raporlarında sıkça ele alınıyor.

Katkıda bulunan: Favour Nunoo

Bu içerik BBC tarafından derlenmiş olup, yapay zeka destekli çeviri ve kontrol süreçleriyle hazırlanmıştır.