Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Meclis Bütçe Maratonunda Ekonomik Gerçekler ve Tartışmalar

Meclis bütçe maratonunda ekonomik gerçekler, analizler ve tartışmalarla bütçe sürecini detaylı öğrenin. Güncel ve doğru bilgilerle donatılmış içeriğimizle bilgilendirin.

Meclis bütçe maratonunda ekonomik

Meclis’te yeni bütçe görüşmeleri başladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın genel sunumu öncesinde, CHP’nin Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, 2023 seçimleri öncesi vaat edilen birçok ekonomiklik sözün yerine getirilmediğine dikkat çekti.

Ağbaba, vaatler arasında bağ-Kur prim gün sayısının 7 bin 200’e çıkarılması, stajyer ve çıraklık sigortalarının başlangıcının kabul edilmesi, taşerona kadro, tüm memurlara 3600 ek gösterge ve emekli memurlara seyyanen zam gibi taahhütlerin gerçekleşmediğine vurgu yaptı. “Sanki siyasi bir dolandırıcılıkla karşı karşıyayız” diyerek durumu eleştirdi.

Ekonomik Durumu Çarpıcı Bir Şekilde Özetliyor

Ağbaba, Türk ekonomisinin gün geçtikçe daha kötüye gittiğine işaret etti. 1 Ocak’ta asgari ücretle yaklaşık 4.5 çeyrek altın alınabilirken, günümüzde bu rakam sadece 2.5’e düştü. Aynı şekilde, emekli aylıklarıyla da geçen yıl 2.5 çeyrek altın alınabilirken, şu anda sadece 1.5’e kadar geriledi. Bu verilerle, ekonominin gerçek durumu net bir şekilde ortaya konuyor.

Geleceğin Ekonomik Tablosu ve Borçlar

Hazırlanan bütçeden ve ekonomik göstergelerden anlaşılacağı üzere, yeni doğan her çocuk yaklaşık 151 bin TL borçla dünyaya geliyor. Ağbaba, “Bütün ekonomi modelimizin temel özeti bu. Borçlu nesiller, yoksulluk ve yoksunluk içinde büyüyen gençler… Bu bütçeden ayırılan kaynaklar, gençlerin ve yoksulların geleceğine değil, adeta ‘kırk haramilerin’ ceplerine akıyor” ifadelerini kullandı.

Kara Tablo: Çete Cumhuriyeti

Ağbaba, Türkiye’deki durumu ‘çete yönetimi’ dönemine benzeterek, çete ve suç unsurlarıyla dolu bir ortamdan söz etti. Çocukların doğar doğmaz borç altında dünyaya geldiğini ve bu durumun yozlaşmanın göstergesi olduğunu belirtti. Ayrıca, ceplerin kumarhane gibi çalışan piyango ve yasa dışı bahislerle dolu olduğuna dikkat çekti.

Vatandaşlar ve Sosyal Güvenlikte Hayal Kırıklığı

Prim gün sayısının 7 bin 200 güne indirildiğine dair vaatler tutulmadı. Halk, esnaf, emekli ve taşeronlar, ‘‘dolandırıldığını’’ düşündüklerini dile getirdi. “Bütçenin asıl özeti, halkın değil, faize ve rantiyeye hizmet eden bir ekonomik yapı” şeklinde eleştiride bulundu.

Gelecek Yıl Faiz ve Borçlar

Geçen yıl bütçe görüşmeleri sırasında doğan bebeklerin yaklaşık 108 bin TL borçla doğduğunu hatırlatan Ağbaba, bu rakamın bugün 151 bine yükseldiğini sözlerine ekledi. Önümüzdeki yıl ise her saat yaklaşık 312 milyon lira faiz ödemesi yapılacak. Ağbaba, “Ödeyecek kim? Halk ve yoksullar. Bu bebekler, çocuklar ve emekliler bu yükü taşıyacak” dedi.

Merak Edilen Soru: Reel mi Nominal mi?

Yılmaz, bütçe sunumunu yaparken CHP’li Ağbaba tarafından gösterilen bebeği göstererek, “Geçen yıl sizin döneminizde bu bebek 108 bin TL borçla doğdu, bugün 151 bin TL. Bu çocuklara, fakirlere, yoksullara gerçekten acımak gerekmez mi?” diye sordu. Yılmaz, bu soruya “Reel mi, nominal mi?” şeklinde karşılık verdi. Ağbaba ise “Reel bazda” yanıtını verdi.

Suriye’li Göçmenler ve Ekonomik Beklentiler

Sunumunu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı, 2024 yılı itibariyle kişi başına düşen milli gelirin 15 bin 325 dolar olduğunu, 2025’te bu rakamın 17 bin 748 dolar seviyesine ulaşmasının beklendiğini ifade etti. Ayrıca, Suriyeli göçmenlerin de bu hesaplamalara dahil olduğunu belirtti ve “Orta vadeli plan sonunda 21 bin dolar seviyesine ulaşılması hedefleniyor” diye ekledi.

Enflasyon ve Ekonomik İstikrar

Yılmaz, hizmet sektöründe ve kira fiyatlarındaki yavaşlamanın enflasyonu etkilemeye devam ettiğine vurgu yaptı. Gıda fiyatlarında ve arz durgunluğunun ekonomik iyileşme sürecini sınırladığına dikkat çekti. Ayrıca, “arazi ve gıda arzını artırmak suretiyle enflasyonu düşürmeye devam edeceğiz” dedi.

Okul Sınıflarında Durum

Birçok ilkokulda sınıf mevcutlarının 23’e düştüğünü belirten Yılmaz, eğitimde sağlanan toplam iyileşme ile 2002-2003 eğitim yılındaki 36 olan derslik başına düşen öğrenci sayısının, 2024-2025 eğitim yılında ilkokullarda 23, ortaokullarda 20’ye gerilediğine değindi.