1981 yılında Papa II. Jean Paul’e yönelik gerçekleştirilen suikast girişiminin faili olan Mehmet Ali Ağca, bu kez farklı bir ziyaretle gündeme geldi. Papa 14’üncü Leo ile yüz yüze görüşmek amacıyla Bursa’nın İznik ilçesine gelen Ağca, burada yaptığı açıklamalar ve hareketleriyle dikkatleri üzerine çekti. İznik’te geçirdiği süre boyunca, şalvar ve dini sembol kullanımıyla bölgeye olan ilgisini gösterirken, ziyaretinin amacı ve içsel düşünceleri hakkında önemli ipuçları verdi.
Mehmet Ali Ağca, ayasofya Camisi’ni ziyaret ettikten sonra yaptığı konuşmada, “Tam 1700 yıl önce bugün İznik’te büyük hayli anlar yaşandı. Beyan edilen bazı İnciller reddedilirken, bazıları kabul edildi. Bu olayın sonunda ortaya çıkan hikaye ve Papa’nın buraya gelişinin de özel bir anlam taşıdığı malumdur. Kendimize gömülmeden önce, buranın özel bir önemi olduğunu düşünüyoruz ve Papa’nın gelişini büyük bir olay olarak karşılıyoruz.” şeklinde ifadeler kullandı.
İlahi Bir Planın Parçası Olduğunu Söylüyor
Mehmet Ali Ağca, kendisinin “bugüne kadar yanlış anlaşıldığını” iddia ederek, “Ben, ilahi bir planın merkezindeyim. Dünyanın bunu anlaması gerekiyor. Yanlış bilgilerle burada yer alınıyor; örneğin, terörist suçlamaları. Netanyahu’yu satanist ve Siyonist olarak görüyorum. Vatikan da bana yakın duruyor ve bu dostluk devam etmeli” dedi.

İnanç ve Görüşlerini Açıklıyor
Ağca, İznik’te yapılacak ziyaretlerin çok sayıda komplo teorisine zemin hazırladığını belirtti. “Bazı insanlar buraya Papa’nın sadece inancını anlatmak ve dünya ile paylaşmak amacıyla geldiğini anlamakta zorlanıyorlar. Biz de bu duruma saygı duyuyoruz. Her dinin kendine özgü bir yolculuğu vardır; zorlama olmadan, insanların kendi inançlarını özgürce yaşaması gerekir” diyerek, olayların aslında oldukça basit ve samimi olduğunu vurguladı.

Komplo Teorileri ve Büyük Resim
Ağca, kendi hakkında yayılan çeşitli komplo teorilerini de değerlendirdi. “Sovyetler ve Bulgaristan’ın bu hikayeleri NATO tarafından üretildi. Bu hikayelerle Sovyetler Yıkılışına katkı sağlandı. Aslında ben bu olayların içinde bilinçli olarak yer aldım ve amaçlarım farklı değildi; büyük resmin parçasıyım” diyerek, ön yargıları aşmak ve gerçeklere ulaşmak gerektiğine işaret etti.

Medyanın Rolü ve Kendini Anlatma Çabası
Medyanın kendisine olan ilgisi ve tutumuna ilişkin de görüşlerini dile getiren Ağca, “Kendimizi daha iyi anlatma konusunda yeni çalışmalara başlıyoruz. Yakında bir belgesel ve film projesiyle, dünya bizleri daha yakından tanıyacak. Bu sayede hem kendimizi anlatmak hem de yanlış anlaşılmaları gidermek istiyoruz” şeklinde konuştu.
Vatikan ile Dostane İlişkiler ve Güncel Bakış
Ağca, “Papa’ya ‘Hoşgeldin’ diyoruz ve Türkiye’nin de bu dostane ilişkiyi en iyi şekilde pekiştirmesini arzu ediyoruz. Vatikan’la dost olmanın, barış ve huzur adına önemli olduğunu düşünüyoruz. Dünya üzerinde birçok gereksiz kavgalar yaşanıyor; bunlar geçici ve yanlış savaşlardır. Bu kavgaların arkasında eski güçlerin ve gizli güçlerin olduğunu düşünüyoruz ve buna engel olmamız gerektiğine inanıyorum” dedi.
İznik’ten Ayrılış ve Güncel Son Durum
Son olarak, İznik’teki programını tamamlayan Ağca, arkadaşlarına ilçeden ayrılmasının uygun olacağı yönünde uyarılarda bulundu. Ardından, İstanbul’a döneceğini belirterek, “Burada kalmaktan memnun olduk, ama şimdi ayrılma vakti” diyerek, bölgeyi terk etti. Bu ziyaret, bölge ve medya açısından yeni tartışmalara kapı araladı, Ağca’nın vizyonu ve amaçları ise yeniden gündemde yer aldı.
