Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında ortak akılla hazırlanan bildiri, Gazze’de sağlanan ve Türkiye’nin de katkılarıyla gerçekleşen ateşkesin bölgedeki soykırımın durdurulması açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca, Türkiye’nin, hem ateşkes sürecini tesis ederken hem de sonraki aşamalarda, Gazze’de barış ve istikrarı güvence altına alacak mekanizmaların geliştirilmesine aktif katılım göstermeye hazırlıklı olduğu ifadesi öne çıkmaktadır.
İletişim Başkanlığı tarafından yayımlanan ve yaklaşık 2 saat 15 dakika süren MGK toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlık yapmış ve gündemdeki önemli konular detaylı şekilde incelenmiştir.
Güvenlik ve Terörle Mücadelede Güncel Durum
Toplantıda, PKK/KCK, PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ gibi başta terör örgütleri olmak üzere, milli birliğe ve güvenliğe yönelik tehditlerle mücadele eden operasyonların başarıyla sürdürüldüğü aktarıldı. Ayrıca, bölgesel gelişmeler ve küresel güvenlik konuları genişçe ele alındı. Kurula, uluslararası gelişmeler ışığında, yurt içi ve dışı tüm tehditlere karşı kararlı ve azimli olunduğu bildirildi.
Bölgesel Barış ve Güvenlik Çabaları
MGK, özellikle Suriye’nin karşılaştığı güçlüklerde kaydedilen ilerleme ve bu ülkedeki istikrarın artırılması yönündeki katkılardan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Türkiye’nin bu bölgenin barış ortamını güçlendirmeye yönelik politikalarını sürdüreceği belirtilirken, hem Suriye’nin hem de bölgenin genel istikrarı için verilen desteğin kararlılıkla devam edeceği vurgulandı.
Gazze’deki Ateşkes ve Barışa Dair Yaklaşım
Gazze’de sağlanan ve ülkemizin de önemli katkılarıyla gerçekleşen ateşkesin, bölgedeki soykırımı engellemek için hayati önem taşıdığı belirtilmiştir. Ayrıca, İsrail yönetiminin yükümlülüklerini derhal yerine getirmesi ve saldırılarına son vermesi gerektiği vurgulanmıştır. Türkiye’nin, ateşkesin ardından da Gazze’de barış ve istikrarı koruyacak mekanizmaların geliştirilmesine aktif katkı sağlamaya hazır olduğu açıkça ifade edilmiştir.
Diğer Bölgesel Gelişmeler ve Çözüm Çabaları
Yeni gelişmeler ışığında, Sudan’da yaşanan çatışmaların durdurulması ve ülkenin egemenliğinin korunması amacıyla bölge ülkeleri ve uluslararası aktörlerle iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. Ayrıca, Rusya-Ukrayna savaşının seyri ve diplomatik arayışların önemi hatırlatılarak, barışın tesisine yönelik adımların ısrarla sürdürüleceği vurgulandı. Güney Kafkasya’da ise, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki sürecin olumlu gelişmelere zemin hazırladığı ve bölge barışına katkıda bulunulacağı güvencesi verildi.
Türkiye’nin, tüm bu süreçlerde küresel ve bölgesel barış gücü olmaya devam edeceği ve uluslararası ortaklarıyla güç birliği içinde hareket edeceği kararlılığı tekrar altı çizildi.
