Gazetecilerle Anadolu Sohbetleri kapsamında buluşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, kamuoyunda dolaşan birleşme iddialarına açıklık getirdi. Arıkan, “Gündemimizde parti birleşmesi kesinlikle bulunmamaktadır” diyerek, bu konuda spekülasyonlara son noktayı koydu. Ayrıca, cumhurbaşkanlığı adaylığı ve yeni anayasa tartışmaları gibi önemli konuları da detaylandırdı.
Güvenlik ve ekonomi alanındaki çalışmalara değinen Arıkan, Terörsüz Türkiye sürecinde partilerinin sorumluluk almaya hazır olduğunu vurguladı. “PKK ve İmralı eksenli tartışmalara saplanmak yerine, ülkenin temel meselelerine bütüncül bir yaklaşım getirmek gerekiyor” dedi. Bu kapsamda, İmralı ziyaretiyle ilgili detaylar paylaşırken, sürecin tüm duruşu ve katkıların teşvik edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Arıkan, “Biz burada teslimiyet veya hamasi söylemler değil, milleti ve devletimizi rahatlatacak adımlar atıyoruz” ifadelerini kullandı.
Gündemde sıkça tartışılan parti birleşmesi iddialarına ilişkin ise net bir açıklama yapan Arıkan, “Milli Görüş çizgisindeki partilerin birlik olması şu an için gündemimizde değil” şeklinde konuştu. İş birliği ve ortaklıkların başka başlıklar altında değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Arıkan, “Hedefimiz, ilke bazında tüm Milli Görüş partilerinin ortak bir zeminde buluşmasıdır” diyerek, ortak bir çatı çağrısı yapmadı.
Öte yandan, sistem tartışmalarını ve cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunu da değerlendiren Arıkan, “Kişisel adaylıklar şu aşamada konuşulacak konu değil. Önce yönetim sistemimizi tartışıp, sonra adaylıkları konuşmalıyız” diye ekledi. “Erbakan Bey ile bu konu hiç gündeme gelmedi” diyen Arıkan, sistemdeki eksikliklerin nasıl giderileceği ve değişikliklerin nasıl olacağı üzerinde durdu. Ayrıca, yeni anayasa öner âsını da memnuniyetle karşıladıklarını vurguladı, ancak toplumsal ikna konusunda daha fazla çaba gerektiğini belirtti.
İkincil olarak, bölgesel ve uluslararası meseleler de Gündemde önemli yer tutuyor. Özellikle Gazze meselesine genişçe değinen Arıkan, Türkiye’nin şu anki tutumunu yeterli bulmadığını ve daha somut adımların atılması gerektiğini ifade etti. “İslam ülkelerinin ABD ekseninde birleşmiş olması, Filistin sorununa köklü çözüm bulunmasını engelliyor” dedi. Ekonomik ve sosyal meselelerde ise, yaşam standardını yükseltmek adına gerçekçi ve insana yaraşır ücret politikaları gerektiğine dikkat çekti.»
Siyasi Birlik ve Meydan Okuma
Son zamanlarda sıkça dile getirilen “Partilerin birleşeceği” yönündeki iddialara cevap veren Arıkan, bu konuda kesinlikle gündemlerinde olmadıklarını vurguladı. “Bu tarz spekülasyonlar, siyasi geleneğimizin yapısını bilmeden yapılan yorumlardır” diyerek, birlik çağrılarını ise, “Ortak ilke ve zeminde görüşmeler yürütebiliriz” şeklinde özetledi. İttifak veya iş birliği noktalarında ise, temel ilke ve prensiplerin farklılık gösterebileceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili sorulara ise, “Henüz böyle bir gündem yok ve kişi bazlı tartışmaların zamanı değil” diyerek yanıt verdi. Öncelikle, ülkenin yönetim sistemini ve mevcut yapısını detaylandırıp, bu doğrultuda hareket edilmesi gerektiğini ekledi. “Sayın Erbakan ile bu konuda herhangi bir görüşme veya adaylık fikri gündemimizde yer almıyor” dedi.

Yeni anayasa mevzusuna geçildiğinde ise, “İlk etapta yeni anayasa fikrine tamamen karşı değiliz, ancak nasıl bir toplumsal kabul ve ikna süreci işleyecek, bunu görmek gerek” şeklinde görüş belirtti. Dış politika alanında, özellikle Gazze meselesine vurgu yapan Arıkan, Türkiye’nin diplomatik tutumunun şu an için yeterli olmadığını belirtti. “Gerçek bir siyasi birlik kurulmadıkça, Filistin konusunda köklü ve kalıcı bir çözüm beklenemez” diye ekledi.

Ekonomik ve sosyal alanda ise, asgari ücretin insani yaşam şartlarına uygun hale getirilmesi ve insan onurunu esas alan politikaların uygulanması gerektiğine vurgu yaptı. “Açlık sınırının altında ücret konuşmak, adil olmayan bir tutumdur” dedi. Son olarak, uluslararası ilişkilerde ise, Türkiye’nin saygınlığını ve konumunu güçlendirecek adımların atılmasının önemine dikkat çekti. “Mazlum ülkelerin ortak ve adil bir ittifak kurması, yeni dünya düzeninin kaçınılmaz olduğunu gösteriyor” şeklinde değerlendirmede bulundu.
