Son zamanlarda hastanelere başvuran zehirlenme olaylarında belirgin bir artış yaşanıyor. Türkiye genelinde yalnızca son bir hafta içinde en az 450 kişi, zehirlenme şüphesiyle sağlık kuruluşlarına başvurdu. Vakaların büyük çoğunluğu gıda kaynaklı olmakla beraber, özellikle öğrenci yurtları ve toplu yemek hizmeti sunulan kurumlarda yoğunlaşmış durumda. Uzmanlar, erken fark edilip doğru ilk müdahalenin hayat kurtarıcı olduğunu belirtiyor.
ZEHİRLENMEYE YOL AÇAN BELİRTİLERİN FARKINDA OLALIM
Uzmanlar, zehirlenmenin başlangıçta hafif belirtilerle kendini gösterebileceğine dikkat çekerek, şu uyarılarda bulunuyor: “Ani gelişen bulantı, kusma, baş dönmesi, halsizlik ve bilinç kaybı gibi belirtilere dikkat edilmelidir.” Gıda zehirlenmelerinde mide ve bağırsak yakınmalarının öne çıktığını belirten uzmanlar, kimyasal maddelerin ağızda yanma, nefes darlığı gibi belirtiler gösterebileceğine işaret ediyor.
İlaç kaynaklı zehirlenmelerde ise davranışlarda yavaşlama ve uyku eğilimi en önemli sinyaller arasında yer alıyor. Uzmanlar, kusturmaya çalışma konusunda fazla ısrarcı olunmaması gerektiğine vurgu yapıyor; çünkü bu uygulama, özellikle temizlik ve kimyasal maddelerde ciddi tehlikeler doğurabilir. Özellikle çamaşır suyu, tuz ruhu, tiner gibi maddelerin kusur yoluyla çıkarılmaya çalışılması, maddelerin akciğerlere kaçmasına neden olabilir ve durumun ciddiyetini artırır.
İnsanlar arasında yaygın olan bir başka yanlış ise, zehirlenmiş kişiye kendini rahatlatması amacıyla su içirilmesidir. Uzmanlar, asit veya baz içeren maddelerin az miktarda suyla seyreltilmesinin yalnızca yanma hissini hafifletebileceği konusunda uyarıyor. Ancak, bu durumun “zehri bol su ile temizleme” düşüncesiyle karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekiliyor. Ayrıca, süt, yoğurt, ayran, soda veya sirke karışımları gibi halk arasında uygulanan yöntemlerin çoğu zaman bilimsel temele dayanmadığını ve bazı maddelerle reaksiyona girip zararı artırabileceğini belirtiyorlar.
