Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan’dan Savaş ve Güvenlik Analizleri

Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan’dan savaş ve güvenlik konularında derin analizler ve güncel değerlendirmeler. Güvenlik politikaları hakkında bilmeniz gerekenler.

Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan'dan

Bakan Fidan, Almanya’yı ziyaret ederken Welt am Sonntag gazetesine önemli açıklamalarda bulundu. Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmanın mevcut durumunu değerlendirirken, tarafların önceki zamanlara kıyasla barışa daha hazır olduklarını belirtti. İnsanların yaşadığı acıların, yıkımın boyutunu gördüklerini ve tarafların sınırlarını daha iyi kavradıklarını vurguladı. “Putin, belirli koşullarda ateşkes ve kapsamlı barış anlaşmasını kabul etmeye hazırdır” diyerek, bu durumu Ukrayna tarafına da ilettiklerini aktardı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Fransa, İngiltere veya Türkiye’den askerlerin Ukrayna’ya barış koruma gücü olarak gönderilebileceğine yönelik açıklamalarıyla ilgili görüşlerini paylaşan Fidan, “NATO’ya ait olmayan gözlemci birlikleri ile NATO askerleri arasında fark vardır. Hali hazırdaki en önemli tartışma konusu, ABD’nin Ukrayna’ya sağladığı güvenlik garantileridir” dedi ve devam etti: “Diğer yanda, Ukrayna’nın askeri kapasitesi ve bölgedeki politikalar da devrede. Avrupa ülkeleri, bu kararın kendi egemenlik alanları kapsamında olduğunu düşünüyorlar. Rusya ise, kendi güvenliği için üst sınırları belirliyor.”

Barış Anlaşmasının Önemi ve Bölgesel Güvenlik

Fidan, her devletin kendi ulusal güvenliğini koruma hakkına sahip olduğunu hatırlatırken, mevcut sürecin sadece Ukrayna’daki çatışmayı sona erdirmekle kalmayıp, tüm Avrupa’da kalıcı istikrar sağlayacak bir adım olduğunu vurguladı. “Daha yakın analiz edilmesi gereken husus, bu anlaşmanın taraflar arasında ”hangi neden olursa olsun saldırmayacaklarına dair açık ve sarih taahhütler’ içermesi gerektiğidir” dedi ve bunun bölgesel barış için kritik önemde olduğunu sözlerine ekledi. Fidan, bu tür anlaşmaların, “50, 60 ya da 70 yıl boyunca sürdürülmesi mümkün olan barış ortamları yaratabileceğini” öngörüsünde bulundu. Ayrıca, böyle bir barış anlaşmasının, kendi güvenlik önlemlerinden vazgeçmek anlamına gelmeyeceğini dile getirdi ve “Hem Rusya hem de Avrupa ülkeleri, farklı senaryolara hazırlık yapmaya devam edecek” dedi. Fidan, “Zaman gösterir ki, barış ne kadar dayanabilir?” sorusuna yanıt ararken, Rusya’nın ekonomik ve sosyal açıdan da zarar gördüğünü belirtti ve bir anlaşmanın her iki taraf için de avantaj sağlayacağını ekledi.

Avrupa Güvenliği ve Jeopolitik Gelişmeler

Fidan, “Rusya’nın Avrupa’ya yönelik hibrit saldırıları” hakkında sorulan soruyu yanıtlarken, şunları söyledi: “Su altı altyapılarını hedef alan saldırılar, insansız hava araçları ve siber saldırılar, bölgedeki gerilimi artıran unsurlardır. Türkiye, bu tehditleri nasıl değerlendiriyor?” diyerek, geçmiş deneyimlerinden örnekler verdi. Özellikle Suriye ve Libya gibi çatışmalı bölgeslerde Rusya ile doğrudan temas halinde olduklarını anlatan Fidan, “Ancak, biz, Rusya ile diyaloğu hiçbir zaman kesmedik” diyerek, Türkiye’nin soruna karşı tutumunu özetledi. Ayrıca, “Komşularımızla sorun çıkarmak istemiyoruz, barış ve dostane ilişkiler bizim önceliğimizdir” diye ekledi.

Europe’nin güvenliğinde birkaç temel hususun dikkatle ele alınması gerektiğine vurgu yapan Fidan, bunları sıralarken şunları kaydetti:

  1. Güvenlik yapısının NATO temelinde devam etmesi gerektiği,
  2. Ukrayna savaşının gösterdiği gibi, savunma sanayinin güçlendirilmesi ve gelişimi,
  3. ABD’nin bölgedeki güvenlik garantileri ve uzun vadeli stratejileri üzerine tartışmaların önemli olduğu.

Fidan, ABD ile Avrupa arasındaki güvenlik yaklaşımları ve uzun vadeli planlar hakkında ise, “Siyasi karar alıcıların, kendi kendine yeterlilik ve özerklik adına, bu konuları açıkça tartışmamaları ve içe dönük hareket etmeleri, zaman zaman kehanetlere yol açıyor” ifadelerini kullandı. Avrupa güvenlik yapısı konusunda İngiltere, Fransa, Almanya, Türkiye ve İtalya gibi ülkelerin koordinasyonunun önemine değinen Fidan, “Yeni dünya düzeninde, Avrupa’nın kendi çekim merkezini mi kuracağı yoksa başkalarının etkisi altında mı kalacağına karar vermesi gerekiyor” dedi.

Türkiye ve AB İlişkileri

Fidan, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği sürecine ilişkin beklentilerini dile getirirken, “İmzalanmış ve açılmış olan fasılardan sonra, bu süreçteki engellerin siyasi ve ideolojik nedenlerden kaynaklandığını” vurguladı. Ayrıca, “Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin AB üyeliğine güçlü biçimde olan iradesini ortaya koymaktadır. Şimdi esas mesele, Avrupa’da bu iradenin siyasi alanlarda karşılık bulmasıdır” diyerek, beklentilerini açıkladı. Fidan, uzun süredir Almanya’nın dış politikada ortak hareket edilmesini desteklediğini ve özellikle yeni güvenlik ortamında, Almanya’nın bu konularda daha aktif rol alması gerektiğine inandığını belirtti. Almanya’nın güvenlik ve ekonomi alanındaki adımlarını ve bölgenin stabilizasyonundaki rolünü de takdirle karşıladıklarını dile getirdi.

Suriye ve Bölgesel Gelişmeler

Suriye’nin, ekonomik kriz ve geçmişteki sorunlardan yavaş yavaş kurtulmaya başladığını belirten Fidan, yaklaşık 500 bin kişinin Türkiye’den Suriye’ye dönüş yaptığını, önümüzdeki yıl bu sayının daha da artacağını öngördü. Bu durumun, bölgedeki ekonomik ve insani gelişmeler açısından önemli olduğunu vurguladı. Ayrıca, bölgedeki ülkelerin ve uluslararası aktörlerin, Suriye’nin uzun vadeli sorunlarını çözmek için birlikte hareket ettiğine işaret etti. Fidan, bu süreçte en büyük engelin İsrail’in hareketleri olduğunu vurgulayarak, “İsrail, güvenlik endişelerini açıkça ifade etmeli ve bölgeye yönelik saldırgan tutumunu yeniden gözden geçirmelidir” dedi. Bölgedeki karmaşık durumu ve olası riskleri değerlendirirken, “Eğer tüm bu tehditlere karşı doğrudan saldırılar ve yoğun bombardıman olursa, uluslararası barış ortamı ciddi anlamda zarar görebilir” uyarısında bulundu.