Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yaptığı açıklamada enflasyonun yeniden ana eğilimine doğru yöneldiğini ve düşüş trendinde olduğunu belirtti. Bu ayki enflasyon rakamlarının da olumlu yönde ilerleyeceğine dair güçlü öncü göstergeler olduğunu vurguladı. Kamuoyunu bilgilendirirken, enflasyonun geçen yılın zirvesi olan yüzde 75’lerden şu an yüzde 32,9 seviyesine gerilediğini hatırlattı ve bu gelişmenin devam edeceğini ifade etti. Yılmaz, yakın gelecekte enflasyonun ise yüzde 30’un biraz üzerinde tamamlanacağını öngörüyor.
Yılmaz, Dünya ekonomisinin ve ticaretinin tarihsel ortalamaların altında büyüdüğüne dikkat çekerek, savaşların yanı sıra özellikle ticaret savaşlarının da etkili olduğunu dile getirdi. Dünya ekonomilerinin karşı karşıya olduğu bu zorluklar ışığında, Türkiye’nin stratejik konumlandırmalara ve politikaların yakından takip edilmesine önem verdiğini belirtti. “Son 22-23 yılda Türkiye ekonomisi, dünya ortalamasının oldukça üzerinde bir büyüme sağladı. Yıllık ortalama yüzde 5,4’lük büyüme ile, dünya ortalaması olan yüzde 3,5’in ve diğer gelişmekte olan ülkelerin önünde yer aldık. Bu başarı, ekonomik anlamda büyük bir ivme oluşturdu.” şeklinde konuştu.
Sürdürülebilir büyüme ve gelişim odaklı olarak, önümüzdeki dönem için belirlenen hedefleri paylaşan Yılmaz, Türkiye’nin yıl sonu itibarıyla yaklaşık 1,5 trilyon dolara ulaşan ekonomik büyüklüğünü ve bunun 22-23 yıl öncesine kıyasla nasıl devasa bir artış kaydettiğini vurguladı. IMF tahminlerine göre, bu yıl Türkiye’nin nominal dolar bazında dünya sıralamasında 16. sırada yer almayı hedeflediğini ve satın alma gücü paritesiyle ise 11. büyük ekonomi olmayı planladığı bilgisini aktardı.
Yılmaz, ülkenin sınıflandırma sisteminde, düşük gelirli ülkelerden alıp orta gelir grubuna yükseldikten sonra, artık yüksek gelir seviyelerine ulaşmanın eşiğinde olduğunu belirtti. Dünya Bankası’nın kriterlerine göre, Türkiye bu yıl yüksek gelirli ülkeler liginde kalıcı bir yer edinmeyi hedefliyorsa, bu büyük bir kilometre taşı olacak. Ancak, bu noktada kalıcı olmak ve ilerlemek için sadece rakamsal değil, niteliksel değişiklikler ve dönüşümler gerektiğinin altını çizdi. Reformlara ve kurumların güçlendirilmesine dikkat çekerek, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma yolunda ilerlemesi gerektiğini vurguladı.
Toplumsal Güç ve Dönüşüm Vurgusu
Yılmaz, günümüzde çeşitli platformlar ve iletişim kanalları aracılığıyla olumsuz ve sağlıksız bilgiler yaygınlaşırken, gerçek veriler ve bilimsel analizlerin ön plana çıkması gerektiğine işaret etti. Ekonominin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için, sorunların doğrulukla tespit edilip, gerçekçi çözümler üretilmesi önemlidir. “Yüksek gelirler liginde kalıcı olmanın yolu, adalet sisteminden altyapıya, eğitimden teknolojiye, şehirleşmeden afet yönetimine kadar her alanda atılacak güçlü adımlardan geçiyor.” dedi.
Sosyal politikalar ve yapısal reformların önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, özellikle yeşil ve dijital dönüşüm projeleri ile ekonomik yapının güçlendirilmesine odaklanacaklarını ifade etti. Ayrıca, Türkiye’nin Avrupa Birliği tanımlı kamu borç stokunun, milli gelire oranının yüzde 24 seviyesinde olduğunu belirterek, bu oranın Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 82 ve gelişmekte olan ülkelerde yüzde 69 civarında olduğunu söyledi. Düşük borçluluk seviyesinin, ileriye dönük yapısal reformlar ve yeşil-dijital dönüşümde önemli bir avantaj sağladığını belirtti.
Merkez Bankası’nın rezervlerinin toplamda 180,6 milyar dolar seviyesinde olduğunu ve bunun yanında milletin altın rezervlerinin de arttığını vurguladı. Bu durumun finansal gücümüzü artırdığına ve yatırım ortamını güçlendirdiğine dikkat çekti. Gelecek yıl ekonominin en temel göstergelerinden biri olan enflasyonun yüzde 30’un biraz üzerinde kapatılacağını öngördü ve 2027 itibarıyla tek haneli rakamlara inmek hedefiyle çalışmaların sürdüğünü sözlerine ekledi.
Reel Sektör ve Enflasyonla Mücadele
Yılmaz, reel sektörün korunması ve desteklenmesinin öncelikli olduğunu vurgulayarak, salgın döneminde bu sektörlere yönelik alınan politikaların ne kadar doğru ve stratejik olduğunu belirtti. “Türkiye’de sanayi ve tarım hiç durmadı, çarklar dönmeye devam etti. Bu sayede birçok ülkenin ekonomik açıdan acı çektiği bu dönemde, biz istikrarlı bir büyüme sağladık ve mali kayıplar yaşamadan yolumuza devam ettik.” dedi.
Enflasyonla mücadelede kararlı bir politika izlediklerini vurgulayan Yılmaz, uç noktadaki enflasyon oranlarının gerilemesine rağmen, hedeflenen seviyelere çok yakın olduklarını dile getirdi. “Önümüzdeki dönem için enflasyonun tek haneli seviyelere inmesi bizim en temel hedefimiz. Bu bağlamda, yıl sonunda yüzde 30’un biraz üzerinde bir seviyede kapatmayı öngörüyoruz, ve 2024 hedefimiz ise yüzde 20’nin altına indirmek. 2027 yılına kadar ise yıl bazında tek haneli rakamlara ulaşmayı planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Özellikle özel sektör ve finansal piyasaların öngörülebilirliği açısından, enflasyonun düşürülmesinin büyük önemi olduğuna vurgu yaptı. “Enflasyonun kontrol altına alınması, sürdürülebilir büyüme ve istikrarlı kalkınma için temel unsur olacaktır. Bu süreçte, kısa vadeli sıkıntılara rağmen, uzun dönemde kazanımların maksimum olacağına inanıyoruz.” dedi.
Yüksek Teknoloji ve Dijital Ekonomi Yatırımları
Yılmaz, Türkiye’nin enerji dönüşümüne önemli katkılar sağlamak amacıyla COP31’ün önümüzdeki yıl Türkiye’de yapılacağını hatırlattı. Bu toplantı, enerji ve çevre politikalarının yeni bir ivme kazanmasına imkan tanıyacak. Ayrıca, sanayide yüksek teknolojili üretimin gelişmesini teşvik etmek amacıyla hazırlanan yeni teşvik sistemi, yerel kalkınma hamlesi adı altında, her ilin öncelikli projelerini belirleyecek. Örneğin, Ankara için belirlenen sektörler arasında medikal enzimler, bitkisel kaynaklı gıda takviyeleri, geri dönüşüm ve yerli üretim bulunuyor. “Bu projelerle toplamda birkaç milyar liralık yatırım ve katkı öngörüyoruz. Yeni hamleler ve teşviklerle, Ankara’nın ekonomisi yeni bir ivme kazanacak.” dedi.
Yılmaz, ayrıca, Google Cloud ve Turkcell ortaklığında gerçekleştirilen ve toplamda 3 milyar dolar değerinde olan hiper ölçekli veri depolama projesinin Ankara’da hayata geçirileceğini duyurdu. Bu projenin, dijital ekonomi ve startup ekosistemine büyük katkısı olacağını ve Yenilikçi altyapılar sayesinde yakın zamanda büyük ölçekli girişimlerin doğup büyüyeceğini sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından, ödülleri alan firmaların temsilcilerine plaketleri takdim edildi.
