Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türkiye’nin 2026 Bütçe ve Çevre Politikalarında Güncel Gelişmeler

Türkiye’nin 2026 bütçe ve çevre politikalarındaki son gelişmeleri, planlar ve etkiler hakkında detaylı bilgileri keşfedin.

Türkiye'nin 2026 bütçe ve

Bugün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2026 yılı bütçe görüşmeleri yapıldı. Toplantıya katılan Bakan Murat Kurum, dikkatleri fazlaca konut projelerine çekti ancak madencilik faaliyetleri ve su yönetimi gibi kritik konulara değinmedi. Sunumda yer alan önemli bölümler, büyük ölçüde konut odaklı oldu. Bakan, özellikle 500 bin konutluk “Yüzyılın Konut Projesi”ne 5 milyondan fazla kişinin başvurduğunu övünçle paylaştı. Bu durum ise vatandaşlar tarafından eleştirildi, çünkü konut erişimindeki zorluklar sürdüğü için gerek insani gerek ekonomik açıdan tartışmaya açık hale geldi.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, toplantı öncesinde yaptığı konuşmada, sadece TOKİ değil, tamamen inşaat ve müteahhitlik odaklı adımların ülkenin temel sorunlarından biri olduğunu dile getirdi. Ağbaba, su krizinin Türkiye’nin en acil meseleleri arasında yer aldığını, Eber ve Seyfe göllerinde suyun tamamen kuruduğunu belirtti. Ayrıca, Kanal İstanbul projesine yönelik eleştirilerini sıralayarak, projenin ekolojik ve güvenlik açısından riskler taşıdığını vurguladı ve sonlandırılması gerektiğini söyledi.

Konutta Dev Proje ve Eleştiriler

Bakan Murat Kurum, bütçe sunumunda özellikle konut projeleri üzerinde durdu ve vatandaşların alım gücündeki azalmaya rağmen uygun fiyatlı devlet destekli konutlara olan ilgiden memnuniyetini dile getirdi. Ancak, bu açıklamalar, vekillerden eleştiri aldı. Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, büyük ilgi gören projeye rağmen, 5 milyon insanın başvurmasıyla övünmenin doğru olmadığını söyledi ve “Bu projeye 500 bin konuta 5 milyondan fazla insanın başvurması övünülecek bir durum değil, utanmak gerekir” şeklinde eleştiride bulundu. Aynı zamanda, TOKİ’nin yerel müteahhitlerle rekabet etmeye başladığını ve şehircilik ilkelerinin yanlış yönlerde evrildiğini belirtti.

Su ve Barajlar Üzerine Tartışmalar

Komisyon’da konuşan CHP’li Gökan Zeybek, İstanbul’un su kaynaklarını ve barajlarını örnek göstererek, yönetimsel sorunlara dikkat çekti. Zeybek, Sazlıdere Barajı’nın baraj olma özelliğinin kaldırılmasına karşı çıktı ve bu barajın devam eden maliyetlerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile İSKİ bütçesinden karşılanmaya devam ettiğini vurguladı. Ayrıca, yeni konut projeleri ve su yönetimi konusunda yapılan planların yetersizliğine dikkat çekti ve İstanbul’un içme suyu sorunlarının iktidar tarafından çözülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Deprem Sonrası Durum ve Sosyal Konutlar

İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, 6 Şubat depremlerinden sonra verilen vaatlerle yaşanan gerçekler arasındaki farklara işaret etti. Bakanlığın yaptığı 350 bine ulaşan konut tesliminin, beklentilerin oldukça altında kaldığını ve depremzedelerin mağduriyetlerinin devam ettiğini ifade etti. Kocamaz ayrıca, depremzedelerin en temel haklarından olan barınma sorununu çözmek yerine, yeni projelerin eski yaraları kapatmaya yeterli olmadığını belirtti. Aynı zamanda, deprem sonrası yaşanan mağduriyetlerin sorumlusunun hükümet olduğunu dile getirdi.

İYİ Partili Usta ise, deprem sonrasında alınan vergiler ve bu vergilerin kullanımına ilişkin şüpheleri dile getirerek, “Millet, kendi yaralarını kendisi sarmıştır” ifadesini kullandı ve mevcut ekonomik politikalara eleştiri yöneltti.

Mevzuat ve Kanunlarda Sürekli Değişiklikler

Demirtaş, iktidarın maden, çevre, enerji ve arazi düzenlemeleri gibi temel yasaları sürekli değiştirdiğine dikkati çekti. “ÇED raporu ve yerel yönetimlerin yetki ve bilgileri üzerindeki kısıtlamalarla, mega projelerin önü açıldı” diyerek, bu düzenlemelerin sonuçlarının ülke genelinde projelerin artmasına neden olduğunu belirtti. Ayrıca, yasalar değiştikçe, yolsuzluk ve rant alanlarının genişlediğine işaret etti.

Deprem, Mülkiyet ve Sosyal Haklar Üzerine Tartışmalar

CHP ve diğer muhalefet partileri, depremzedelerin mağduriyetlerine ve hak ihlallerine dikkat çekerek, 150 metrekarelik konut yerine, iki yıl geri ödemesiz ve 75 metrekarelik evlerin verildiği uygulamaları eleştirdi. Mağdurların mülklerini kaybetmesi, rezerv alan ilanları ve trampa yoluyla holdinglerin zenginleşmesi gibi uygulamaların da büyük sorunlar yarattığını dile getirdiler. Bu politikaların, yoksulları mal varlıklarından alıkoymaya ve toplumdaki eşitsizliği artırmaya hizmet ettiğine vurgu yapıldı.