Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türkiye’nin bölgesel ulaştırmadaki güçlenme vizyonu ve Pakistan ziyareti

Türkiye’nin bölgesel ulaştırmadaki güçlenme vizyonu ve Pakistan ziyaretiyle stratejik iş birlikleri güçleniyor, ekonomik ve bölgesel gelişmeler destekleniyor.

Türkiye'nin bölgesel ulaştırmadaki güçlenme

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleşen Bölgesel Ulaştırma Bakanları Konferansı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin bölgesel ulaşım ağlarının merkezi konumunu, son 23 yılda yaptığı yaklaşık 300 milyar dolarlık yatırımlar ile daha da güçlendirdiğini vurguladı. Bu çabalar, ülkemizi ulaşım ve haberleşme alanında bölgesel bir üs haline getiriyor.

Sayın Uraloğlu, toplantıya katılmadan önce kendisine eşlik eden heyet üyeleriyle görüşmeler gerçekleştirerek bölgesel projeler ve işbirliği fırsatları üzerinde durdu. Ayrıca, katılımcılarla çekilen aile fotoğrafında da yer alarak, bölgesel entegrasyona verdiği önemi gösterdi.

Ulaştırma sektöründe bölgesel dayanıklılığın artırılması

Ulaştırma Bakanları Yuvarlak Masa Toplantısı’nda konuşan Abdulkadir Uraloğlu, bölgesel ulaştırma altyapısının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda ortak vizyonların benimsenmesi gerektiğine dikkat çekti. Son yıllarda küresel çapta yaşanan krizler, ulaştırmanın sadece lojistik değil, aynı zamanda ekonomik büyüme, ulusal güvenlik ve bölgesel barışın temel taşlarından biri olduğunu gösterdi. Uraloğlu, “Ulaştırma koridorlarının çeşitli hale getirilmesi artık bir tercih değil, bir zorunluluktur” ifadesini kullandı.

Asya-Pasifik bölgesi ulaşım ihtiyaçlarının büyüklüğü

Ulaştırma Bakanı, Asya Kalkınma Bankası’nın hazırladığı “Asya ve Pasifik Bölgesi Ulaşım Altyapısı ve Yatırım Görünümü 2035” raporuna atıfta bulunarak, bölgenin önümüzdeki 15 yıl içinde yaklaşık 43 trilyon dolarlik bir altyapı ihtiyacına sahip olacağını belirtti. Bu rakam, bölgenin toplam gayri safi yurtiçi hasılasının yaklaşık %2’sine tekabül ediyor. Yatırım ihtiyaçlarının yıllık bazda 750 milyar dolardan 2,7 trilyon dolara çıkması, bölge planlamalarında proaktif ve bütünleşmiş hareket edilmesini şart kılıyor. Uraloğlu, bu verilerin, kaynakların verimli ve tamamlayıcı biçimde kullanılmasının altını çizdi.

Türkiye’nin bölgesel ulaşım koridorlarındaki rolü

Türkiye, Asya, Avrupa ve Afrika kavşak noktasındaki benzersiz konumu sayesinde, bölgesel ulaşım ağlarının merkezi olarak ön plana çıkıyor. Son 23 yılda yapılan yaklaşık 300 milyar dolarlık yatırım ile bu stratejik avantajı güçlendirdik. Yatırımlar sayesinde toplam katkısının yaklaşık bir trilyon dolar seviyesinde olduğu ve sektörün yıllık bir milyon yeni istihdam yarattığı tahmin ediliyor. Ayrıca, bu deneyimlerimizi bölgesel partnerlerimizle paylaşmaya hazırız.

Coğrafyamızı güçlendiren projeler ve liderlik rolümüz

Türkiye, projeleriyle sadece bölgesel değil, küresel ölçekte lider ulaştırma merkezi olma yolunda ilerliyor. Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projeleri, bu stratejinin temel taşlarını oluşturuyor. Birincisi, Çin-Avrupa taşımalarını kesintisiz hale getirirken; ikincisi, Güneydoğu Asya’dan gelen yüklerin Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşmasını hedefliyor.

Orta Koridor’un güçlendirilmesi ve bölgesel entegrasyon

Sayın Uraloğlu, Pekin ve Islamabad arasındaki ulaşım projeleriyle bölgesel ve küresel ticarı geliştirmek adına güzel adımlar atıldığını belirtti. Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ve Gwadar Limanı’nın bölgesel ticaret merkezine dönüşmesi projeleri, sadece ülkeler arasındaki ilişkileri değil, bölgenin ekonomik bütünlüğünü de artırma potansiyeli taşıyor. Türkiye, bu gelişmeler ışığında, Orta Koridor’un mevcut durumunu güçlendirmeyi ve bölgesel entegrasyonu daha da derinleştirmeyi stratejik öncelik olarak görüyor.

Sürdürülebilir ve krizlere dayanıklı ulaşım altyapısı

Bakan Uraloğlu, artık ulaşım politikalarının sadece inşaat ve hat yapımına değil, çevre duyarlı, dijital altyapıya sahip ve krizlere karşı dayanıklı sistemler geliştirmeye odaklandığını vurguladı. Türkiye, bu yaklaşım doğrultusunda bölgesel entegrasyonu ve sürdürülebilirliği desteklemeye kararlıdır.