Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yarım Asırlık Cinayet Dosyası Yeni Bulgularla Çözüldü

Yarım asırlık cinayet dosyası yeni bulgularla çözüldü. Detaylar ve gelişmeler için hemen tıklayın.

Yarım asırlık cinayet dosyası

ABD’nin New Hampshire eyaletinde 1975 yılında işlendiği tahmin edilen bir kadın cinayeti, neredeyse elli yıl sonra adli anlamda netlik kazandı. Yetkililer, uzun süredir gizemini koruyan bu olayın temel nedeninin, FBI tarafından hazırlanan hatalı adli rapor olduğunu açıkladı. O dönemin ana şüphelisi konumundaki komşu Ernest Theodore Gable, olay yerine dair en güçlü şüpheli olmaya devam etti; ancak Gable, 1987 yılında vefat ettiği için herhangi bir mahkemeye çıkamadı.

Genç kadın Judith Lord, 20 Mayıs 1975 günü Concord’daki dairesinde bulunamadı. Apartman yöneticisi, birkaç hafta ödenmeyen kira nedeniyle eve girmek istediğinde, genç kadının yatağında cansız bedeniyle karşılaştı. Aynı zamanda, 20 aylık bebeği beşiğinde güvenli bir şekilde bulundu. Adli uzmanlar, yapılan incelemeler sonucu Lord’un ölüm nedeninin elle boğulma olduğunu ve vücutta yaşanmış bir cebri saldırı izleri olduğunu belirtti. Olay yerinde bulunan kanıtlar arasında, yabancı saç telleri ve yatak örnekleri ile kurumuş semenler yer aldı; bu unsurlar, cinsel saldırı olasılığını güçlendirdi.

Hikâyenin en kritik noktalarından biri ise, olay sırasında olay yerinde bulunan Gable’ın parmak izlerinin varlığıydı. FBI’nin geçmişte yaptığı yanlış analizler yüzünden dosya yıllarca ilerleme kaydetmedi. Başsavcı John M. Formella, bu durumu şöyle açıkladı: “1975 tarihli FBI raporu, saç örnekleri üzerinde yaptığı mikroskobik incelemenin sonucunda, Gable’a ait olmayan bulgulara ulaşmıştı. Bu hatalı sonuç, soruşturmayı ciddi biçimde engelledi.”

Soruşturmanın gelişimler gösterdiği süreçte, kadın Lord’un hem kocasından hem de komşusundan duyduğu korkular ortaya çıktı. Kız kardeşi, Lord’un Gable ile olan iletişiminde ona “çıplak görmek istediğini” söylediğini iddia etti. Ayrıca, genç kadını son kez görenlerin ifadelerine göre, olay gecesi Lord’un eve dönüşü sırasında ve saldırı öncesindeki zamanlarda, çeşitli korkutucu belirtiler gözlemlendi. 4 Mayıs 1975’te tutuklanan Gregory Lord, olay gecesi alibi sunarken, cinayetle doğrudan ilgisi olmadığını netleştirdi.

Gable’ın eşi ise, olay gecesine ilişkin tanıklıkta bulundu ve Lord’un gece yarısı eve geldiğinde duş aldığını duyduğunu belirtti. Çevredeki komşular ise, olay anında yüksek sesler ve çığlıklar duyduklarını, hatta “inleme” şeklinde tarif edilen sesleri kaydettiklerini ifade etti.

Gözlemler ve ifadeler, Lord’un yaşadığı dönem boyunca Gable tarafından sürekli taciz ve rahatsız edildiği yönündedir. Bir tanık, “O, sürekli kapıda ve pencerede görmeye alışmıştı. Bu durum onu ciddi anlamda rahatsız ediyordu” şeklinde aktardı. Gable için suçlamalar ise, daha sonra hiçbir zaman resmi olarak yapılmadı. Maalesef, Gable 1 Şubat 1987’de Los Angeles’ta, bıçaklanarak yaşamına son verdi. Başsavcı Formella, “Eğer Gable hayatta olsaydı, kesinlikle birinci derece cinayetle yargılanırdı” diyerek, olayın aydınlatılmasının ne kadar önemli olduğunu vurguladı.

Formella, son olarak, “Yarım asır sonra da olsa, Judy Lord’un ailesine ve toplumumuza bu adaletin sağlanması büyük anlam taşıyor. Bu vaka, hiç kapanmamış ve suçluların hala ceza almadığını gösteren bir örnek” dedi.