Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yarım Asırlık Terzilik Serüveni ve 1950 Model Makinesiyle Günümüzülere Meydan Okuyan Usta

Yarım asırlık terzilik deneyimi ve 1950 model makinesiyle günümüz stiline meydan okuyan usta hakkında detaylar burada.

Yarım asırlık terzilik deneyimi

Gaziantep’te 59 yaşındaki Nurettin Avcı, gençlik yıllarından beri mesleği olan terziliği büyük bir tutku ve sadakatle sürdürüyor. Mesleğine başladığı ilk günlerden bugüne kadar aynı dikiş makinesiyle hizmet vermeye devam eden Avcı, onunla adeta özdeşleşmiş durumda. Bu makineyi ilk ustasından kalma hatıra olarak taşıyor ve onunla büyük başarılara imza atıyor.

Günümüzde piyasada pek çok yeni ve teknolojik dikiş makinesi bulunmasına rağmen, Avcı eski model 1950 yapımı makinesiyle çalışmaya devam ederek geleneksel el işçiliği savunuculuğu yapmayı sürdürüyor. Bu küçük ama emektar atölyesinde yaklaşık 15 metrekarelik alanda, hazırladığı şalvar, pantolon, gömlek ve ceketleri dikerken ve tamir ederken tam anlamıyla mesleğine olan aşkını gösteriyor. Çocuk yaşta başlayıp ustadan öğrendiği bu mesleği, dört bir yanını ustalıkla donattığı dikiş makinesiyle hayatının ana sınıfını oluşturduruyor.

Mesleğe Başlangıç ve Devam Eden Tutku

Ustalık yolculuğuna 7 yaşında çırak olarak başlayan ve sonra kendi dükkanını açarak mesleğini sürdüren Avcı, yaklaşık 50 yıldır mesleğine olan sevgisini ve bağlılığını hiç kaybetmedi. Çocukluk yıllarında başladığı bu meslekte, ilk günkü heyecan ve tutkuyu daima hissettiğini dile getiriyor. 1974 yılında açtığı dükkanında kazandığı deneyimlerle zamanla mesleğin püf noktalarını öğrendi ve ustasının bıraktığı mirasa sahip çıktı.

Mesleğin Günümüzdeki Durumu ve Zorluklar

Avcı, mesleklerin geçmiş zamanlarda daha hareketli ve kazançlı olduğunu belirterek, “Yıllardır tutku ve sevgiyle yaptık. Ancak, şu an bu mesleğin değeri kalmadı ve ustalık da önemini yitirdi. Çıraklık ise nerdeyse yok denecek kadar. Kendi dükkanımda üç nesil büyüttüm ama mesleğimi çocuklarıma öğretmedim, onlar da başka meslekler seçti” diye anlatıyor.

Hayatında başka meslek düşünmeyen ve sadece mesleğine bağlı kalan Avcı, “İğne ve makasla adeta kuyu kazıyoruz. Sabır ve özen gerektiren bu meslek zamanla değer kazanabilir. Eskiden parası da güzeldi ama şimdilerde sadece asgari ücret kadar kazanmak mümkün” ifadelerini kullanıyor.

1950 Model Makineyle Güncel Hizmet

Avcı, eski ve gelişmiş dikiş makinelerine rağmen 1950 model makinesiyle çalışmaya devam ediyor. Bu makineyi ustasından kalma bir hatıra olarak saygıyla taşıyor ve onu kullanıyor. “Ustam bu makineyi 1952 yılında almıştı ve vefatından sonra ben devraldım. Hala çalışıyor ve bana uğur getiriyor. Ayrıca, bu makinayla sipariş üzerine ve konfeksiyon üretimi olmadan çalışıyorum” diyerek, mesleğine olan inancını ve bağlılığını vurguluyor.